Bahçeli: Türk milleti ayakkabı kutularına koyulan haram paraları unutmamıştır.

Devlet BAHÇELİ’nin “Haklarında Meclis Soruşturması Açılan Dört Eski Bakanla” ilgili yaptıkları yazılı basın açıklaması. Devamı »

Devlet BAHÇELİ’nin MYK ve TBMM Grubu ortak toplantısı konuşması.

Türkiye’miz 7 Haziran’da tarihin en kritik seçimine sahne olacaktır. Türk milleti çok sayıda partiden birisini seçmekle kalmayacak, aynı zamanda geleceğini oylayacak, doğruyla yanlış arasında bir seçim yapacaktır. Devamı »

Devlet BAHÇELİ’nin 13.01.2015 tarihli TBMM Grup Toplantısında yapmış oldukları konuşma.

Türkiye’nin şerefli ismini terör örgütleriyle yan yana getiren, Türk milletinin tarihi haklarını lekeleyen bugünkü iktidardan kanun ve mahşeri vicdan huzurunda hesap soracak, yaşanan rezillikleri kimsenin yanına bırakmayacağız. Devamı »

Devlet BAHÇELİ’nin 20.01.2015 tarihli TBMM Grup Toplantısında yapmış oldukları konuşma.

2010 yılında bakkallara kırmızı kart çıkaran, aradan dört yıl geçtikten sonra da mahallenin ruhu, sokağın vicdanı diyerek fikren ters köşeye yatan, kalben çelişkiye boğulan Erdoğan’a inanacak ve aldanacak kimseler yoktur. Devamı »

Devlet BAHÇELİ’nin 27.01.2015 tarihli TBMM Grup Toplantısında yapmış oldukları konuşma.

Misak-ı Milli duruşunun mirasçısı MHP’dir. Bu duruşun bu zamandaki sancaktarı Milliyetçi-Ülkücü Hareket’tir. Devamı »

 

Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ: AKP, hırsızlığı onaylamış, rüşvetçilere can simidi uzatmıştır.

grup2

Bahçeli: AKP, hırsızlığı onaylamış, rüşvetçilere can simidi uzatmıştır Bildiğiniz gibi, geçen hafta dört eski bakanla ilgili Yüce Divan oylaması yapılmıştır. AKP, hırsızlığı onaylamış, rüşvetçilere can simidi uzatmıştır. Sonuç ne olursa olsun, eski bakanlar aklanmamış, bilakis millet vicdanında mahkum olmuşlardır. 17 Aralık savcısının geçtiğimiz günlerde bazı gazetelere verdiği beyanatlar, aslında malumun sadece ilanıdır. Sarayda oturan zata kadar uzanan rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının niçin bu kadar rahatsızlık yarattığı daha da berraklaşmıştır. Başbakan ile Cumhurbaşkanı arasında Yüce Divan konusunda anlaşmazlık çıktığı iyice ortaya çıkmıştır. Şayet Yüce Divan yolu açılırsa, kirli çamaşırların saçılacağını söyleyen rüşvet faili bakanlara, ‘saçılırsa saçılsın’ diyerek rest çeken Davutoğlu, Erdoğan devreye girince çark etmek zorunda kalmıştır. Çünkü 17-25 Aralığın göbeğinde Recep Tayyip Erdoğan’ın olduğu savcının ifşaatıyla açıklık kazanmıştır. Erdoğan, tüm yolların kendisine çıkacağını bildiği için Meclis’teki AKP’li milletvekillerine ipotek koymuştur. Eski bakanların adaletin karşısına çıkmaları halinde, kendisinin ve oğlunun yakayı ele vereceğinden korkmuştur. Demek ki, Davutoğlu Erdoğan’a karşı tertip içine girmiş, görünüşte Brütüslüğe özenmiş, fakat hevesi kursağında kalmıştır. Başbakan bunu adalete bağlılığından yapmışsa kendisini kutlarız, çekinmemesini, sağlam durmasını tavsiye ederiz. Eğer siyasi hırs ve ikbal uğruna Erdoğan’ı ters köşeye yatırmayı aklından geçirmişse, yine de vazgeçmemesini, teslim olmamasını, aldığı darbeleri telafi edeceğini kendisine hatırlatırız. Hırsız evin içindeyse, kilit yararsız ve nafiledir. 17-25 Aralığın kara kutusu bize göre kaçak ve karanlık saraydadır. Bu kara kutu açılmadan adale... Devami

Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ: Misak-ı Milli duruşunun mirasçısı MHP’dir. Bu duruşun bu zamandaki sancaktarı Milliyetçi-Ülkücü Hareket’tir.

grup1

Misak-ı Milli duruşunun mirasçısı MHP’dir. Bu duruşun bu zamandaki sancaktarı Milliyetçi-Ülkücü Hareket’tir. TBMM’de kanun kaçaklarını akladığını sanan zavallılar, teröristlerle müzakereyi çözüm sanan gafiller; bu millet ölmedi, bu millet bitmedi, Milliyetçi Hareket Partisi henüz son kozunu oynamadı. Misak-ı Milli; stratejik bir diriliştir ve kendi irademizle sınırlarımızın tekrar belirlenmesine dönük kuvvetli bir karardır. Bağımsızlığa sevdadır, Türk milletinin son anayurdunda dünya durdukça yaşayacağının kesin ilamıdır. Namusumuzla, haysiyetimizle, kimliğimizle yaşamanın azmi, şehit kanlarıyla kazanılan vatan topraklarının bağış ya da lütufla elde edilmediğinin ispatıdır. Misak-ı Milli işgalin en karanlık bir döneminde; hala varım, ayaktayım, sönmedim, yenilmedim, vazgeçmedim diyen Türk milletinin dillere destan direnişidir, diklenişidir ve zalimlere karşı dimdik duruşudur. Bu duruşun mirasçısı Milliyetçi Hareket Partisi’dir. Bu duruşun bu zamandaki sancaktarı Milliyetçi-Ülkücü Hareket’tir. İstenirse, verilecek toprağımızın, terk edilecek ilimizin, paylaşılacak vatanımızın, vazgeçilecek insanımızın, indirilecek bayrağımızın ve gidilecek yurdumuzun olmadığını can pahasına da olsa gösterir, melanete hançer gibi saplanırız. Türk milletini hafife alıp bu devranın süreceğini sanan rüşvet ve yolsuzluk çeteleri, TBMM’de kanun kaçaklarını akladığını sanan zavallılar, teröristlerle müzakereyi çözüm sanan gafiller; bu millet ölmedi, bu millet bitmedi, Milliyetçi Hareket Partisi henüz son kozunu oynamadı. Suudi kralına milli yas ilan edip, sevda tepesi için bağış adı altında rüşvet alan, ecdat yadigarı emanetlerin yağmalanmasına göz yuman suçlulara diyecek sözümüz vardır. Emperyalizmin tetikçisi olup da Ortadoğu ve Afrika’da ucuz kahramanlık taslayan 17-25 Aralığın bir numarasına söyleyecek s... Devami

Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ’nin 27.01.2015 tarihli TBMM Grup Toplantısında yapmış oldukları konuşma.

grup1

Değerli Milletvekilleri, Saygıdeğer Misafirler, Sayın Basın Mensupları, Meclis grup toplantımızın açılış konuşmasını yapmak maksadıyla huzurlarınızdayım. Sözlerimin başında hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyor, başarılarla dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum. Hatırlarsanız, geçen hafta esnaf ve sanatkarlarımızın diliyle konuşmuş, onların özlem ve beklentilerini dile getirmiştik. Bugün de çiftçilerimizi konuşacak, onların tercümanı olacak, onların sesini duyuracağız. Tarım sektörüne damga vurmuş açmaz ve çarpıklıkları teferruatlı şekilde ele alacağız. Zira çiftçi olmadan doymamız, tarım olmadan beslenmemiz mümkün değildir. Tarlada ekilen mutfakta pişiyor, tarlada dikilen sofrada yeniyorsa bunun itibar payesi elbette toprağını alın teriyle işleyen çiftçimizdedir. Toprak bereketin yuvası, medeniyet ve kültürlerin yurdudur. Toprakla buluşan ilk tohum, toprağı kaderi ve geleceği gören ilk şuur insanlığa yepyeni ufuklar çizmiş, tarihe taptaze bir istikamet vermiştir. Tarımla beraber devletler kurulmuş, imparatorluklar ortaya çıkmıştır. Bereketli hilal diye tabir edilen coğrafi kuşak insanlık için umut ve uyanış adası olmuş, buradan yeryüzünün her köşesine medeniyet ışığı düşmüştür. Çiftçilik; mazisi asırları bulan, şöhreti çağları aşan, değeri paha biçilmez olan bir mesleğin, bir mücadelenin, bir fedakarlığın haklı gururudur. Toprakta gelecek gören, toprağa var olmanın ruhunu aşılayan çiftçidir, çiftçilerimizdir. Nasır tutmuş elleriyle, güneş yanığı nurlu yüzleriyle, kimi gün hüzünlü, kimi gün umutlu bakışlarıyla milletine hizmet sunmaktan övünç duyan yine çiftçilerimizdir. Şu an köy kahvesinde kasvetli bir ruh haliyle çayını yudumlayan kardeşlerimizin meseleleri ağırdır, biliyorum. Şu an evlerinde kara kara borçlarını düşünen, bu yıl ki harmanı da borçlarına teslim etmenin peşi... Devami

TBMM Grup Toplantımız 27.01.2015 Salı Günü Saat 10:30’da Yapılacaktır.

grup-toplanti-duyurusu-27-1-2015

MHP TBMM Grup Toplantımız 27.01.2015 Salı Günü Saat 10:30’da Yapılacaktır. Bengütürk Tv ve Alptürk Tv’den “Canlı” Olarak İzleyebilirsiniz. ... Devami

Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ’nin TBMM Grup Toplantısında yapmış oldukları konuşma metni. 20 Ocak 2015

grup-20-1-2015

Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin TBMM Grup Toplantısında yapmış oldukları konuşma metni. 20 Ocak 2015 Muhterem Milletvekilleri, Saygıdeğer Misafirler, Değerli Basın Mensupları, Haftalık olağan Meclis grup toplantımıza başlarken hepinizi gönülden selamlıyor, en iyi dileklerimi sunuyorum. 20 Ocak 1990 tarihinde dost ve kardeş ülke Azerbaycan’a Rus askerleri tarafından kanlı bir saldırı düzenlenmiş, soydaşlarımızı göçe zorlamak ve asimile etmek amacıyla her türlü vahşilik ve insanlık dışı muameleler sahnelenmiştir. Silahsız ve savunmasız Azerbaycanlı kardeşlerimiz Rus zalimliği tarafından acımasızca katledilmiş, mazlumların kan ve gözyaşı oluk oluk akıtılmıştır. Bu hunhar saldırının yıldönümünde şehit olan bütün Azerbaycanlı kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyor, bu katliamı asla unutmayacağımızı belirtiyor, bu vesileyle yanan bağımsızlık ateşinin hiç sönmemesini içtenlikle temenni ediyorum. Değerli Milletvekilleri, Sözünde durmayan, vaatlerini hatırlamayan, samimiyet zemininden kayıp savrulan yönetimler her zaman hayal kırıklığı yaratmışlardır. Bir iktidar mirasyediliğin cazibesine kapılmış, tembelliğin eline düşmüş, üretimsizliğin, vizyonsuzluğun, hedefsizliğin çemberine sıkışmışsa sorunlar büyümüş demektir. Çalışmadan kazananlar, kahir ekseriyetle çalmada uzmanlaşanlar, ustalaşanlardır. Herhangi bir iş ve meslek dalında çalışanların tertemiz alınlarından akan terleri görmediği gibi kurumasına da seyirci kalanlar elbette hak ve hukuk bilmeyenlerdir. Bin bir zorluk altında verilen emeklere kulağını tıkayıp kalbini kapatanlar; elbette adaletli paylaşımın, vicdanlı bölüşümün kaygısını taşımayanlardır. Sosyal ve ekonomik külfetlerin altında ezilen insanımızın sorun ve şikayetleri sürekli inkar ve hamasetle geçiştirilmektedir. Hâlbuki helal kazancın peşinden ... Devami

Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ’nin 20.01.2015 tarihli TBMM Grup Toplantısında yapmış oldukları konuşma.

grup-25-11-2014

Muhterem Milletvekilleri, Saygıdeğer Misafirler, Değerli Basın Mensupları, Haftalık olağan Meclis grup toplantımıza başlarken hepinizi gönülden selamlıyor, en iyi dileklerimi sunuyorum. 20 Ocak 1990 tarihinde dost ve kardeş ülke Azerbaycan’a Rus askerleri tarafından kanlı bir saldırı düzenlenmiş, soydaşlarımızı göçe zorlamak ve asimile etmek amacıyla her türlü vahşilik ve insanlık dışı muameleler sahnelenmiştir. Silahsız ve savunmasız Azerbaycanlı kardeşlerimiz Rus zalimliği tarafından acımasızca katledilmiş, mazlumların kan ve gözyaşı oluk oluk akıtılmıştır. Bu hunhar saldırının yıldönümünde şehit olan bütün Azerbaycanlı kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyor, bu katliamı asla unutmayacağımızı belirtiyor, bu vesileyle yanan bağımsızlık ateşinin hiç sönmemesini içtenlikle temenni ediyorum. Değerli Milletvekilleri, Sözünde durmayan, vaatlerini hatırlamayan, samimiyet zemininden kayıp savrulan yönetimler her zaman hayal kırıklığı yaratmışlardır. Bir iktidar mirasyediliğin cazibesine kapılmış, tembelliğin eline düşmüş, üretimsizliğin, vizyonsuzluğun, hedefsizliğin çemberine sıkışmışsa sorunlar büyümüş demektir. Çalışmadan kazananlar, kahir ekseriyetle çalmada uzmanlaşanlar, ustalaşanlardır. Herhangi bir iş ve meslek dalında çalışanların tertemiz alınlarından akan terleri görmediği gibi kurumasına da seyirci kalanlar elbette hak ve hukuk bilmeyenlerdir. Bin bir zorluk altında verilen emeklere kulağını tıkayıp kalbini kapatanlar; elbette adaletli paylaşımın, vicdanlı bölüşümün kaygısını taşımayanlardır. Sosyal ve ekonomik külfetlerin altında ezilen insanımızın sorun ve şikayetleri sürekli inkar ve hamasetle geçiştirilmektedir. Hâlbuki helal kazancın peşinden koşan, ekmeğinin derdinde olan vatandaşlarımızın iktidardan tek istediği ilgi ve yakınlık, meselelerini dürüstçe çözmektir.... Devami